logo
TR       EN

Dolgu mu Botoks mu?

Nur Bilen Yavuzer Nisan 18, 2018

Bana en çok sorulan sorulardan biri “dudaklarınızda botoks var mı?” cevabım hayır, çünkü dudağımda dolgu var. Uyguladığımız estetik işlemler arasında birbirine en çok karışan iki işlem diyebilirim.


Biliyorum ki güzellik adına ne varsa yakından takip etsek de, bazı uygulamalar hala bize çok yabancı ve bilmediğimiz için de korkutucu. Yüze iğne aracılığı ile yapılan uygulamalara “minimal invaziv işlemler” veya “ameliyatsız estetik” diyoruz. Botoks’un adı çıkmış dokuza inmez sekize, abartılı ya da kendimizce beğenmediğimiz tüm işlemlerde onu suçluyoruz. Halbuki, çoğu zaman yüzün şeklini ve ifadeyi değiştiren malzeme dolgu. Adından da anlaşıldığı gibi dolgu, çukurları doldurmak veya bir alana dolgunluk vererek yüzü şekillendirmek amacı kullanılan yumuşak kıvamlı jölemsi bir malzemedir ve içeriği kollajenin ana yapı taşıdır. Kollajen ise derinin yapısının bozulmadan korunmasını, hücrelerin yenilenmesini ve kan damarlarının beslenmesini sağlayan, cildimizin ikinci katmanında yer alan doğal bir maddedir. Zaman içerisinde yüz mimikleri sürekli olarak kullanıldığında, özellikle gülme ve gözleri kısma gibi hareketler tekrarlandığında kollajen yapısı giderek bozulmaya başlar. Mimiklerden dolayı oluşan kırışıklıklar giderek yerleşir ve derinleşir. Oluk halini alan bu bölgeler için botoksun etkisi artık azdır çünkü bunlar statik kırışıklıklardır. 


Peki hangi bölgelerde kullanılır?
Hacimle vererek dolgun görünmesinin sağlanması için dudaklara, derin kırışıklıkların tedavisi için yüzün pek çok bölgesine, elmacık kemiğine, çene ucuna, ellere, yanak bölgesine, şakaklara, kulak memesine, buruna, boyun kırışıklıklarının azaltılması  ve dekolte çizgilerinin giderilmesi için boyun ve göğüs duvarının üst tarafına dolgu maddesi uygulanabilir. Her ne kadar eleştirdiğimiz bir çok abartılı dudak ve yanak işleminin sorumlusu dolgu olsa da, kullanılan malzemenin miktarı kadar, uygulamayı yapan doktorun tecrübesi ve kişinin ihtiyacı da sonuçta büyük rol oynuyor. 


Dolguların çeşitleri var mı?
Hazır dolgu malzemeleri eriyen ve erimeyen olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Ben yeteri kadar güvenli bulmadığım için erimeyen dolgu malzemelerini tavsiye ve tercih etmiyorum. Uygulama yapılan bölgeye göre kalıcılıkları altı ay ile iki yıl arasında değişen eriyen malzemelerin ise FDA (Amerika sağlık kuruluşu) onaylı olması çok önemli. Hyalüronik asit türevleri yaklaşık 8 ila 12 aya kadar kalıcı, kalsiyum hidroksiapatit türevleri ise uygulandığı bölgede etkisini 1-2 yıla, bazen daha da uzun sürelere kadar koruyor. İnsanın kendi yağı veya dokularıyla da dolgu yapılabilir. Bu maddeler, kişinin kendi vücudundan alındığı için alerji riski taşımaz. Kişide yeterince yağ dokusu bulunuyorsa özellikle karın bölgesinden bir miktar yağ lokal anestezi yöntemiyle çekildikten sonra bir inceltme ve temizleme işleminden geçer. Bu işlemin ardından yine lokal anestezi yöntemiyle yüzde bulunan oluklara ve/veya dudaklara yağ dokusu enjekte edilebilir. Enjekte edilen yağ dokusunun yaklaşık %40-50 lik bir kısmı ilk bir ay içerisinde hızla erir. Kalan kısmı ise diğer canlı hücrelere tutunarak uzun yıllar yaşar. 


Dolgu yaptırmanın iyi ve kötü yanı ne diye sorarsınız; iyiye, cerrahisiz istediğiniz küçük değişiklikleri yapabilmeniz derim. Kötü yanına ise, ucu kaçarsa bambaşka biri olabilirsiniz hatta aynada kedinizi tanıyamazsınız derim. 


< Geri Dön

Bizi takip edin!

* Bültenimize abone olduğunuz için teşekkürler.

Instagram