logo
TR       EN

Cilt Bakımı ve Kozmetik Alışkanlıklarınızı Değiştirin

Nur Bilen Yavuzer Nisan 10, 2018

İnsanın kendini iyi hissetmesi her ne kadar içten gelen bir duygu olsa da, aynaya bakınca gördüğümüz biz ve görmek istediğimiz biz birbirinden çok farklı ise mutlu olmadığımız bir gerçek. Sağlıklı kiloda olmak, saçlarımızın parlak ve dolgun durması, cildimizin pürüzsüz ve makyajsız haliyle de lekesiz ve sıkı görünmesi, hepimizin isteği.


Kişisel bakım ve yaşama alışkanlıklarımız nasıl göründüğümüzün birebir yansımasıdır aslında. Ne ekersen onu biçersin de diyebiliriz. Kadın her yaşta bakımlı ve güzel olabilir,  ihtiyacınız olan daha sağlıklı bir cilt ve daha az makyaj.


Günlük cilt bakımı nasıl olmalı?


Cilt bakımının temeli evde başlar, yani siz eğer düzenli temizlemez ve nemlendirmezseniz, ne yaparsanız yapın sürekliliği olmaz. Banyo raflarını cilt bakımı ürünleri ile doldurmaktan, üst üste sayısını unuttuğumuz kadar çok ürün sürmekten bahsetmiyorum. Hatta azaltmanız bile gerekebilir. Amerika’da yapılan bir araştırmada kadınların ortalama on ürün kullandıkları ortaya çıkmış, olması gereken ise en fazla dört olarak belirlenmiş. Bu dört ürünü nasıl seçersiniz, önceliğiniz ne olmalı nasıl karar vereceksiniz peki? Tabi ki ihtiyaçlarınıza göre, bunun içinde cildinizi iyi tanımanız çok önemli. Cilt tipinizi, yaşınız ile cilt yaşınızın uyumunu, görünen yüzeyin altında nelerin gün ışığına çıkmayı beklediğini biliyor musunuz? En önemli adım bu, bir uzmana danışarak, cildiniz ile ilgili bilgi almalısınız. Bu sizin fenerinizdir çünkü, diğer türlü, her çıkan ürünü deneyerek ya da burnunuzun üzerindeki siyah noktaları sayarak cildinizin yağlı olup olmadığını, lekelerin kullandığınız kremler ile hafifleyip hafiflemeyeceğini ya da göz çevrenizde oluşan kırışıklıkların nasıl azalacağını bilemezsiniz.


20’li yaşlar cildinizin en diri, sıkı ve sağlıklı olduğu, en az işleme ve ürüne ihtiyacı olan zamanlarınız. Eğer hala kontrol edemediğiniz sivilce probleminiz var ise mutlaka bir dermatolog ile yol almalısınız. Cilt bakımı ürün sayısı dört değil, iki. Evet, sadece doğru temizleme ve nemlendirme ürünü yeterli. Bu yaşlarda daha çok jel ya da köpük formda bir yıkama ürünü kullanılmalı, hormonların güçlü çalıştığı ve yağ bezlerini uyardığını da düşünürsek, nemlendiriniz olabildiğinde hafif yani su bazlı olmalı. Cildi kapatan yoğun ten makyajından uzak durmalısınız, ne kadar yorarsanız ileriki yaşlarda o kadar pişman olacaksınız. Güneşten korunmak küçük yaşlardan itibaren cilt sağlığımız ve kalitemiz için çok önemli. Güneşlenmeye başlamadan son verin diyebilirim, ve mutlaka güneş koruyucu kullanın, 20’li yaşlar için aynı nemlendirici gibi güneş koruyucu da su bazlı olmalı.


30’lu yaşlar cildin bir anda değiştiği, hatta “eyvah yaşlanıyorum” dedirttiği bir dönemdir. Cilt incelmeye ve ve dış etkenlere karşı daha fazla hassaslaşma başlar. 20’li yaşlarda oluşan yağlanma gözle görülür şekilde azalır hatta cilt nemini kaybetmeye başlar. Bu aslında cildin yaşlanmasının en belirgin özelliğidir. Nemsiz kalan cilt, sıkılığını kaybetmeye mahkumdur. Bu eğer gün içinde yüzünüzün kuruduğunu hissediyorsanız daha yoğun bir nemlendiriciye geçmenin vakti gelmiş demektir. Yıkama jeli ya da köpüğü kullanıyorsanız ve yıkadıktan sonra geriliyor ise temizleme sütlerini deneyebilirsiniz. Artık temizleme ve nemlendirme dışında ihtiyaca göre birkaç ürün eklenebilir günlük bakımınıza. Özellikle antioksidan serumlar benim favorim. Nasıl ki arabalar çalıştığı zaman egzoz gazı üretiyor, biz de yaşadıkça oksidatif stres üretiyoruz. Farkımız arabalar bu atığı dışarı boşaltırken biz içimizde tutuyoruz. Aslında insanlar da bitkiler gibi kendi antioksidanını üretebiliyorlar ama günümüz yaşantısında vücudumuzun ortaya çıkardığı toksinler, ürettiğimiz antioksidanlardan çok daha fazla. İşte bu yüzden daha sağlıklı kalabilmek için dışarıdan takviye yapmaya mecburuz. Eğer yirmili yaşlarda güneşten korunmadıysanız lekeler çoktan canınızı sıkmaya başlamış olmalı, lekeler için bir çok işlem ve krem var biliyorum, fakat lekeyi dışardan değerlendirmek ve size uygun olanı seçmek mümkün değil değil. Profesyonel bir cilt analizi sonrası lekelerinizin derinliği ve tipi değerlendirildikten sonra kremler ile de sonuç alabilirsiniz, agresif leke tedavilerine de gerek olabilir. Lekeler cilt kalitesini düşüren en büyük faktörlerden biri, bu yüzden belirdiği andan itibaren mutlaka önlem almalısınız. Özellikle göz kenarlarında ve alt yüzde oluşmaya başlayan sarkma ve elastikiyet kaybına tek başına kremler ile karşı koymak mümkün değil, bunun için profesyonel yardım almalıyız. Özellikle 30’lu yaşların ortalarında deri altında gittikçe azalan kolajeni arttırmak için lazer ve radyofrekans uygulamaları, abartılı olmayan küçük estetik dokunuşlar deri kalitesini ileriye yönelik çok ciddi arttırıyor ve 40’lı yaşları çok daha iyi karşılayabiliyorsunuz.


40’lı yaşlarda genel olarak nemin, elastikiyetin, kas hacminin ve tonunun, yumuşak doku tabakasının ve kemik yoğunluğunun ve miktarının azaldığını görebiliriz. Tüm bu kayıplara ek olarak yerçekimi ile sarkan bir deri yavaş yavaş hayatımızın bir parçası olmaya başlar. Hemen panik olmayın, bu hepimizin yaşadığı, yaşayacağı bir şey, kaçış yok. Eğer 30’lu yaşlardan itibaren cildimize iyi baktıysak, gereksiz ürünler ve işlemler ile yormadıysak ortada kullanılmış ama hala göz alıcı bir kumaş olabilir. Her yaş için önemli olan nemlendirme, 40’lı yaşlarda çok daha önemli bir hale gelir. Hyalüronik asit ve gliserol içeren eskiden kullandıklarınıza göre daha yoğun kremler tercih etmelisiniz. Antioksidan serumları ve güneş koruyucuları düzenli kullanmaya devam etmelisiniz. Cildinizi kurutacak ürünlerden ve uygulamalardan kesinlikle uzak durmalısınız. Estetik işlemler için ise değişmeyi değil, eksileni olabildiğince doğal hali ile yerine koyabilmeyi hedeflemek doğru. Bütün olukları doldurmak, tüm mimikleri açmak değil, hafiflemelerini sağlamak yeterli olacaktır. Deri yüzeyini yenileyen ve deri altını onaran lazer uygulamaları 40’lı yaşlar için kaçınılmaz ve en doğal sonuçlar aldığımız yöntemler.


50’li yaşlar ve sonrası tam olarak yaptığımız yatırımların karşılığını alacağımız en güzel yaşlar. Temizlemeye ve nemlendirmeye mutlaka devam edilmeli, cildin kurumasına izin vermemek önemli, bunun için yoğun bir nemlendirici gün içinde de kullanılmalı. Nemlendirme, nemlendirme ve yine nemlendirme. Hiçbir ürün nemlendirmenin cildi dolgunlaştırdığı kadar dolgunlaştıramaz. Olgun cilt kategorisine giren kremleri tercih edebilirsiniz. Retinol içerikli olanlar cildinize iyi gelecektir. Güneş koruyucu hiç olmadığı kadar önemli, gün içinde sık sık tekrarlamalısınız. Medikal uygulamalar bir doz daha artarak devam edebilir, özellikle düşen göz kapaklarınızdan, elastikiyetini tamamen kaybeden alt yüz ve gıdı bölgesinden şikayetçi iseniz cerrahi yöntemlere baş vurulabilirsiniz.


Gözümüzdeki bebek her yaşta bebek, o hiç büyümüyor ve yaşlanmıyor. Onu kaybetmeden mutlu ve güzel yaşlanmayı diliyorum hepimiz için.


< Geri Dön

Benzer İçerikler

Tüm Makaleler

Bizi takip edin!

* Bültenimize abone olduğunuz için teşekkürler.

Instagram